MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/123-2012/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank A.Ş'ye 2.138,00 TL yatırdığını, şube görevlilerince hesaptaki paranın off-shore hesaba yönlendirildiğini, müvekkiline hesapların off-shore olduğunun bildirilmediğini, bu tür hesaplara aktarılan tüm paraların Kıbrıs'a gönderilmeden Balkaner Holding bünyesinde kredi olarak dağıtıldığını ileri sürerek 06.10.1999 hesap açılma tarihli 2.138,00 TL bedelli, %85 faiz oranı ve bu hesaba eklenmiş olan 17.11.1999 tarihli 209,11 TL bedelli faiz ile 202,89 TL bedelli %83 faiz oranı ile işlemiş faiz ilave edilmek suretiyle hesap bakiyesi olan toplam 2.550,00 TL'ye hesap cüzdanında belirtilen tarihlerden ve faiz oranlarından başlamak üzere TL hesaplarına uygulanan dönemsel en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile off-shore bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hesaptaki paranın off-shore bankasına yatırılmasının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmesinden dolayı davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin de tamamlandığını, davacının serbest iradesiyle daha fazla gelir getiren off-shore bankada hesap açtığını, davacının yapılan işleme itiraz etmek bir yana bir dönem faiz aldığının da sunulan belgelerden anlaşıldığını, müvekkilinin ancak havale talimatını yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, off shore bankası hakkında başka alacaklıların da aciz vesikası aldığı, bu durumda davacı yanın alacağını Yurt Security Off Shore Ltd.'den tahsil etme olanağının bulunmadığı, ... hakkında "off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde ... ve bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran binlerce kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları, Yurtbank A.Ş.'nin yöneticileri tarafından davacı ve diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.550,00 TL'nin 17/11/1999 tarihinden 22/11/1999 tarihine kadar %83 mevduat/akdi faizi ile, bu tarihten itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2. maddesine göre değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davacının parasının havale edildiği off-shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, mahkemenin bu yöndeki gerekçesi yerinde değil ise de, davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı savunmasının reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalı ...Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, açılan davanın niteliğine göre mahkemece 17.11.1999 tarihinden 22.11.1999 tarihine kadar %83 oranında akdi faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140'ncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK.'nın 438/7'nci maddesi hükmü gereğince, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3-İhbar olunan TMSF'nin temyizine gelince; ihbar olunan vekili her ne kadar hükmü temyiz etmişse de, davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmadığı ve aleyhine hüküm oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunanlar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bölümünün 1. satırında yer alan " tarihinden 22.11.1999 tarihine kadar %83 mevduat/akdi faizi ile, bu tarihten" ibarelerinin karardan çıkartılmasına keza 2. paragrafının tümünün, 3. paragrafında yer alan "dava açış 62,35 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, 3. paragraftaki "622,35 TL" ibaresinin yerine "560,00 TL" ibaresinin yazılması sureti ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş'ye iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy