MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2012 tarih ve 2008/197-2012/464 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/06/2014 günü hazır bulunan asıl davada davacı ... vekili Av. ...., birleşen davada davacı ... vekili Av. ..., davalı ... vekilleri Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin eşi olan ..... ile birlikte dava dışı Kıbrıs'ta mukim .... Bankası'nda 6 adet müşterek hesap açtıklarını, bu hesaplara ilişkin hesap cüzdanlarının davalı bankanın .... Şubesi'nce tanzim edildiğini, 05.11.2001 tarihinde bu hesapları birleştirmek amacıyla davalı bankaya müracaat ettiklerinde, söz konusu hesapların kapatıldığının müvekkili ile eşine bildirildiğini, yaptıkları araştırma sonucunda hesaplardaki paranın, müvekkili ile eşinin bilgisi ve talimatı dışında usulsüz biçimde davalı bankanın .... Şubesi'ne aktarıldığını öğrendiklerini, buradan da müvekkillinin eşi....'un ailesinin ilgili bulunduğu şirketin hesabına geçirildiğini ve davalı banka lehine rehnedildiğini, ...bankasının yanında davalı bankanın da bu işlemlerin gerçekleşmesinde kusurunun olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hissesine isabet eden paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, asıl davadaki iddiaları tekrar ederek, hissesine düşen paranın tahsilini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı banka vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıların
verdikleri vekaletnameye istinaden dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, davacıların aynı vekil tarafından gerçekleştirilen diğer işlemlere itiraz etmediklerini, 2 yıl boyunca bu işlemlere itiraz edilmemesinin icazet anlamına geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, davalı banka şubesi vasıtasıyla Kıbrıs'ta bulunan ...bankasında hesap açtıkları, yüklü miktarda paralar yatırdıkları, yakın akrabaları olan Harika Kurt'a bankacılık işlemleri için geniş yetkiler içeren vekaletname verdikleri, vekilin bu vekaleti kullanarak hesaplardaki parayı, davacıların ve kendi akrabalarının ortak olduğu bir şirketin kredi borcunun teminatı olarak kullandığı, davalı bankanın muhabir banka olduğu, bu hususun davacılar tarafından da bilindiği, davacıların Harika Kurt isimli kişiye verdikleri vekaletnamede, ahzukabz yetkisi de dahil olmak üzere banka şubelerinde yapılması gerekli her türlü işlemi yapma ve hesap kapatma yetkisinin bulunduğu, yine bu vekaletnamenin yurt içindeki tüm banka hesapları üzerindeki tasarruf yetkisini içerdiği, noter işlemlerinin etkisi yönünden Kıbrıs'ın yurt içi sayılmasına ilişkin ikili anlaşmanın olduğu, davacıların Kıbrıs'taki hesapları davalı banka eliyle Türkiye'den açmaları ve vekilin de bu hesaplar üzerinde Türkiye'den tasarrufta bulunması birlikte değerlendirildiğinde davacılarca verilen vekaletnamenin, vekilin davalı bankanın Antalya Şubesi'nde yaptığı işlemlere yetki verdiği kanaatine varıldığı ve dolayısıyla ...bankası nezdindeki hesapları da kapsadığı, ayrıca bankacılık işlemlerinin özel vekalet gerektirmediği, banka hesabını tümüyle kapatmak yetkisini içeren genel bir vekaletin, çoğun içinde azı da vardır ilkesi uyarınca hesaptaki parayı aktarma ve üçüncü kişi lehine rehnetme yetkisini de içerdiği, kaldı ki rehnetme işleminin, davacılar ile davalı banka arasındaki bir işlem olmayıp vekil ile davalı banka arasındaki bir işlem olduğu, bu durumda dava konusu işlemlerin, vekaletnamede mevcut yetkilerin kapsamında kaldığı, bunun yanında davacıların 2 yıl süre ile sessiz kalmalarının da vekaletname ile yapılan işlemlerin davacılar tarafından benimsendiğini gösterdiği, davalı bankanın, hesaplar üzerinde vekil aracılığıyla işlemler yaparken bu vekaletin kapsamına güvenmeyip davacıların bizzat iradelerini aramasının, özen yükümlülüğünün gereği olarak kabul edilebileceği, ancak davacıların bankacılık tecrübeleri, dolaylı biçimde de olsa ticari faaliyet içinde bulunmaları, vekaletle daha önce yapılan işlemlerin niteliği dikkate alındığında davacıların banka karşısında özel olarak korunması gereken müşterilerden olmadıkları, bu itibarla bankanın ilave araştırma yapmasının gerekmediği, davacıların kredi ilişkilerinden haberdar olmalarının hayatın olağan akışının bir sonucu olduğu, bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin söylenemeyeceği, son olarak davalı bankanın dava dışı vekilin vekalet görevini kötüye kullanmasına bilerek veya ağır kusurlu bir şekilde katılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların, davalı bankanın sorumlu olması gerektiği hususunda diğer iddialarının yanında ileri sürdükleri vekilin sadece Türkiye sınırları içerisinde işlem yapmaya yetkili olduğuna ilişkin iddianın, davalı bankaya değil diğer koşullar oluştuğunda ...bankasına karşı ileri sürülmesinin gerekmesine, zira vekilin Türkiye sınırları içerisinde geçerli olduğu belirtilen vekaletname ile davaya konu paranın, davalı bankaya havale
edilmesi talebinin muhatabının ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... Banking olmasına, esasen bu iddia ile Kıbrıs yetkili mahkemesinde açılan davanın da davacılar lehine sonuçlandığının dosyada mevcut yabancı mahkeme ilamından anlaşılmasına, Türkiye sınırları içerisinde işlem yapma yetkisi veren vekaletnamede ise daha geniş yetkiler sağlayan ahzu kabz yetkisinin olması karşısında bu vekaletnamenin daha dar bir yetki olan rehin etme yetkisini de içerdiğinin kabulünün gerekmesine göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 06/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy