MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../01/2013 tarih ve 2013/86-2013/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, borçlulardan Bardem Alüminyum İnş.San. ve Dış Tic.Ltd.Şti.' in, TEB A.Ş. lehine 16.01.2013 vadeli bono düzenlediğini, ancak borçluların vadesinde ödeme yapmadıklarını ve mal kaçırma risklerine karşı senet borçlusu ve müteselsil kefil hakkında tüm mallarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ön inceleme aşamasında, talep ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati hacze konu edilen senette ihtilaf halinde ... Mahkemelerinin yetkili kılınması sebebiyle taraflar arasındaki yetki sözleşmesine dayanarak ihtiyati haciz talebinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili ... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Kararı, alacaklı vekili etmiştir.
Temyiz olunan karar ihtiyati haciz isteminin, talepte bulunulan mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle reddine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "yetki sözleşmesi" başlığını taşıyan .... Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü yer almaktadır. Söz konusu yetkiye ilişkin kural, HMK'nın 18/1. maddesinin "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz." hükmünden de açıkça anlaşılabileceği üzere mahkeme re'sen gözetilecek kesin bir yetki kuralı niteliğinde değildir. Esasen, yine madde hükmünden hareketle, taraflarca aksi kararlaştırılabilecek bir yetki kuralının, kamu düzeni mülahazası ile va'zedilmiş olan kesin yetki kuralları arasında yer alması söz konusu olamaz. Bu durumda, karşı taraf borçlunun yetkiye yönelik bir itirazı söz konusu olmaksızın ihtiylati haciz talebinin yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy