MAHKEMESİ: ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 gün ve 2011/12-2011/125 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.12.2012 gün ve 2011/13971-2012/20545 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... International Limited firmasının otelcilik alanında uzun yıllardır ''...'' ismiyle faaliyette bulunduğunu, otellerin restoranlarında ''...'' ibaresinin kullanıldığını, aynı zamanda bu ibarenin 2001 yılından beri davacı adına ... dışında tescilli olduğunu, 2007-2008 yıllarından itibaren ... içinde de kullanılmaya başlandığını, diğer davacının müvekkilinin izni ile ... ...’in işletme hakkını ve bu bağlamda ''...'' ibaresini kullanma hakkını elde ettiğini, davalının ise aynı ibareyi marka olarak tescil ettirdiğini, kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markayı müvekkilinin tanınır hale getirdiğini, başvurularının kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların ... ibaresini ... içinde davalı başvurusundan önce kullandıkları, davalının seçenek özgürlüğü bulunmasına rağmen daha önceleri otel zincirince restoran markası olarak kullanılan ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin tesadüfi olarak nitelendirilemeyeceği, davacıların davalarını ispatladıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile markanın hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.12.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy