MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2012 tarih ve 2012/83-2012/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken humk'nın 3156 sayılı kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin banka yetkililerinin yönlendirmesi ve güven telkin etmesi ile off shore hesabına 21.05.2003 tarihinde 41.000.00 TL'yi, %49 faizle yatırarak hesap açtırdığını vefatından sonra öğrendiklerini, İmar Bank Off Shore Limited aleyhine açmış oldukları davanın lehlerine sonuçlandığını, ancak kararın infazı için yürütülen icra takibinin sonuçsuz kaldığını, İmar Bank'a el konulmasının ardından kıyı bankacılığında off shore hesabı olanların devlet güvencesinde bulunmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, murislerinin alacağı olan 41.000.00 TL'nin 21.05.2003 tarihinden 21.08.2003 tarihine kadar %49, 21.08.2003 tarihinden sonra ise değişen ve değişecek oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev ve husumet itirazı ile birlikte davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının idari bir kurum olması, idari nitelikte alınan karar ve işlemler ile yasal mevzuat gereği yargılama yapma yetki ve görevinin idari yargı mahkemelerinde olduğunun Uyuşmazlık Mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle, davalının görev itirazının kabulü ile, dava dilekçesinin yargı yolu (görev) yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy