MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2011/223-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 12.07.1999 tarihinde tescil edilmiş bulunan ticaret ünvanının aynısının davalı şirket tarafından 02.10.2002 tarihinde tescil ettirilmiş olduğunu, bu durumun davalı şirketin borçları nedeniyle müvekkili firma araçlarına haciz konulması ve şirkete haciz için gelinmesi üzerine öğrenildiğini, müvekkilinin ticaret ünvanı üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının aynı olduğunu, haksız icra işlemlerine maruz kalan müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davalı ticaret ünvanının iltibas yarattığını belirterek davalı ticaret unvanının sicilden terkinini veya iltibas yaratmayacak şekilde değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ...'nun 62. maddesi kapsamında süresi içinde terkin talebinde bulunmayarak sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, haksız rekabet ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin ''... Turizm'' ibareli tescilli markasının bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafta ... hükümleri yanında, davalının tescilli markasına da dayanması sebebiyle 556 sayılı KHK hükümlerinin de uygulanması gerektiği, uyuşmazlığın niteliği itibariyle davanın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde görüleceği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.