Taraflar arasında görülen davada verilen 19/04/2012 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı . vekili, müvekkili firmanın 1984’lü yıllardan bu yana fuar, sergi ve kongre organizasyonu sektöründe faaliyet gösteren ’nin önde gelen bir organizasyon firması olduğunu, özellikle markası ile 25 yıldır düzenlediği Dünya çapında tanınmakta bulunduğunu, markasının 35, 41 ve 42. sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, davalıların markasını izin almaksızın adı altında düzenlenen teknecilik ve yatçılık fuar organizasyonunda kullandığını, davalıların kötü niyetli bulunduklarını, kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabet durumunun tespitini, davalıların müvekkil markasını kullanmasına yönelik her türlü eylemin önlenmesini, basılmış evrak vs.nin imhasını, hükmün gazetelerde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, fuar adı olarak “ ibaresinin anlamında uluslararası alanda herkes tarafından kullanıldığını, belirli bir meslekle ilgili genel bir tabir olduğunu, markalar arasında birbirinden ayırt edilmesine yarayacak çok sayıda unsurun olduğunu, iltibas durumunun ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca ibaresinin ayırt edici özelliği olmayan tasviri nitelikli ibarelerden bulunduğu, davacı adına tescilli “” markasından doğan marka hakkı korumasının markayı oluşturan işaretin bir bütün olarak oluşturduğu kompozisyon ile sınırlı tutulması gerektiği, davalı tarafın kullanımının ise " şeklinde olduğu, davalı tarafın dava tarihi itibariyle tescilli bulunan markasını tesciline uygun olarak kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy