MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/11/2012 tarih ve 2009/92-2012/672 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asıl ve birleşen davalarda vekili, müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyesi olan davalının temsilcinin kendisi ile sözleşme yasağına aykırı olarak "malen" kaydı taşıyan bonoları şirket adına ve kendi lehine keşide ettirerek haksız icra takipleri başlattığını ileri sürerek, toplam (97.472) USD borcun bulunmadığının tespitini ve % 40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline olan borcu için verdiği bir bono ile ilgili daha önce açılan aynı nitelikteki davanın reddedildiğini, davacı şirket genel kurul kararı ile TTK'nın 334. ve 335. maddelerine göre izin verildiğini, müvekkilinin alacağının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 08.07.2008 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 12/01/2011 tarihli raporda makbuz ve makbuz karbon nüshalarındaki imzaların davalının eli ürünü olduğunu gösterir yeterlilik ve nitelikte bulunmadığının belirtildiği, davacı şirkete ait defterlerin noter açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yaptırıldığı, yıl sonu noter kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, bu nedenle eski TTK 84. maddesine göre defterlerin davacı lehine delil teşkil etmeyeceği sonucuna varıldığı, davacı şirketin yıl sonu noter kapanış tasdikleri bulunmayan ve usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerinde 31/12/2002 dönem sonu itibari ile davalıya 151.494,59 TL borç kaydının bulunduğu, kasa defterleri ve tediye makbuzları noter tasdiksiz olduğundan resmi belge niteliğini haiz olmadığı, malen kaydını taşıyan bir bononun bedelsizliğini iddia eden tarafın (davacı bono keşidecisinin) bu iddiasını kesin delille ispatlaması gerektiği, taraflar arasında para alınıp verildiği, karşılığında makbuzlar tanzim edildiği bizzat davacı tarafın açıklamalarından anlaşıldığı, davacının bu durumda dava değerine göre davasını kesin delille ispatlayabileceği, Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının delil olarak dayandığı
makbuzlar altındaki imzalarında davalıya ait olmadığının tespit edildiği, bedelsizlik iddiasının kesin delille kanıtlanamadığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıya 151.494,59 TL borç kaydının mevcut olduğu ve usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerin davacı aleyhine delil teşkil edeceği, yargılama süresince icra takibinin durmasına (icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesine) karar verilmediğinden davalının kötü niyet tazminatının her iki dosyada reddine karar vermek gerektiği, davalının davacıdan 151.494,59 TL toplam alacağı olduğu, tüm icra takip dosyalarında toplam alacağın 135.025,35 TL ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy