MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2012 tarih ve 2012/108-2012/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurt Bank A.Ş'nin Çardak/....Şubesine 18.11.1999 tarihinde 3.250,00 TL parasını %84 faizle vadeli olarak yatırdığını, kendisine yatırmış olduğu paraya karşılık bir belge ve banka cüzdanı verildiğini, bankaya TMSF tarafından el konulmasından sonra müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın Yurtbank A.Ş. yönetimi tarafından dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd adlı paravan bankanın, Yurt Bank A.Ş'nin merkez şubesinde bulunan hesabına aktarıldığını, müvekkilinin güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın Yurt Bank A.Ş. yönetimi tarafından Balkaner Grubu ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkilinin parasının mevduatının Yurt Security Off Shore Bank Ltd adlı banka hesabına aktarılmış olduğu ve off shore mevduatlarının sigorta kapsamı dışında bulunduğu gerekçesiyle ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.250,00 TL'nin paranın bankaya yattığı tarih olan 18.11.1999 tarihinden, vade sonu olan 23.12.1999 tarihine kadar yıllık %84 akdi faiz, vade sonu olan 23.12.1999 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Yasanın 2/son maddesi gereğince yıllık %84 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili, husumet ,zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddi ile , davacının talimatı doğrultusunda havale işleminin yapıldığını, davacının daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih etmiş olup, bilgisi dışında işlem yapılmasının ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın ayrı tüzelkişiliği olup, off shore bankası ile hiçbir organik bağının ve off shore bankasındaki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, ceza davasının iş bu davada delil teşkil etmeyeceğini, off shore banka nezdinde bulunan mevduatların Fon tarafından sigorta edilen mevduat kapsamına girmediğini, faiz talebinin fahiş ve haksız olduğunu, faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, davalı bankanın Çardak/... Şubesinden 3.250,00 TL tutarındaki paranın Yurt Securty Off Shore Ltd'ne gönderilmek üzere davalı bankanın Merkez şubesine havale edildiği ve davacıya hesap cüzdanı verildiği, davalı bankanın Merkez şubesinde Yurt Securty Off Shore Ltd'ne ait "TL" cinsinden mevduat hesabının bulunduğu, dava konusu havale tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurt dışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı gibi, alacağın Yurt Securty Off Shore Ltd. adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin "havale görünümlü mevduat toplama" olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. yönetiminin Yurt Securty Off Shore Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen, bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 Esas ve 2005/100 Karar sayılı dosyasından verilen kararda, durumun "bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık" olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kararın kesinleştiği, davacının zararından davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 3.250,00 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren vade bitimi olan 23.12.1999 tarihine kadar %84 oranında akdi faiz, 23.12.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ancak avans faizi isteyebilir. Ayrıca, davalı TMSF tarafından el konulan Yurtbank A.Ş.'yi devralan ING Bank A.Ş.'nin, bu bankanın borçlarından dolayı aleyhine dava açılmış olması nedeniyle harçtan muaf olduğunun da gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “...3.250,00 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren 23.12.1999 tarihine kadar yıllık %84 oranında akdi faizi ile birlikte, 23.12.1999 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar avans faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “....3.250,00 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” ve 2. bendinde yer alan “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 193,05 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin alınan harcın mahsubuna” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “Alınması gereken 21,15 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 48,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 27,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine“ ibaresinin yazılarak, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy