MAHKEMESİ : ... ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Dava, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile dava kısmen kabul edilmiş, karar davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı şirket yetkilisi ...’nın yerel mahkemenin 01.02.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen 29.01.2013 tarihli dilekçesi ile bütün haklarından feragat ettiklerini bildirdiği gözlenmekle dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olduğu dilekçe ekindeki sirküler vs. belgelerden anlaşılan Adem Baranlı’nın davadan feragati de içerdiği değerlendirilen yazılı beyanı, usulen tevsik olunmuş bulunmakla, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun ....11.1981 gün ve 1981/...-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy