MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2011 gün ve 2008/106-2011/71 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 10.10.2012 gün ve 2011/8867-2012/15686 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, davacının dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından tescil olunan ve 2004 yılında yenilenen ...Çamaşırları" markasının 2007 yılında devraldığını, daha önce dava dışı fırmanın yetkili satıcı durumunda bulunan davalının, uzun yıllar bu marka ürünleri sattıktan sonra, markanın tanınmışlığından ve dava dışı firmanın müşteri çevresinden yararlanmak amacıyla, kötü niyetli olarak markanın benzeri olan ... Çamaşırları" ibaresini aynı sınıf emtiada marka olarak tescil ettirdiğini, ancak davalının hem davacı ürünlerinin ambalajının birebir aynısını kullanıp, hem de markasındaki ... ibaresini ambalaj üzerinde belirsiz şekilde göstermek suretiyle, markasını davacı markasına iltibas doğuracak şekilde kullanarak davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu, davalının kalitesiz üretimi nedeniyle davacı markasının itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesine, markaya tecavüz nedeniyle 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat ile, 10.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat istemlerinde feragat etmiştir.
Davalı vekili, davalının markasını tescilli marka hakkına istinaden kullandığını, markaların benzer olmadığını, davacının markayı devralmasının öğrenilmesinden sonra davacıya ait markanın kullanılmadığını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin haksız ve ayrıca fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davacının markasına iltibas yaratan davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin men'ine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmı ile feragat edilen maddi tazminat istemlerinin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi yönünden davalı yararına düzeltilerek onanmış, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.