MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/12/2012 tarih ve 2012/435-2012/715 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı Liechtenstein’da kurulu .... International Marketıng and Tradıng AG’ye 100.000 DM ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını, müvekkilinin ortak olma amacının bulunmadığını, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve TTK’ya aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında var olduğu iddia edilen ilişkinin hükümsüzlüğünü ve 108.455,24 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı .... International Marketing and Tradıng AG‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini, davacı ile davalılar arasında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “davalı ....hakkında açılan ceza davasında mahkemece belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı, buna göre değerlendirme yapılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacılar tarafından para verilen yurtdışındaki şirketin kurulma amacının tamamen oradan toplanan paraları Türkiye’ye aktarmak olduğu, bir organizasyon ile bu işlerin yapıldığı, yurtdışı şirket ile davalı şirket arasında organik bir bağın bulunduğu, birlikte hareket ettikleri, davacılar tarafından paranın verildiği yurtdışı şirket ile davalı şirketin tek bir şirket olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı şirketin yöneticisi olan davalı Memet Fadıl Akgündüz’ün haksız fiil faili olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 108.455,24 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.774,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy