MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/10/2012 tarih ve 2011/228-2012/210 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, 11.01.1991 tarihinde kurulan müvekkiliyle aynı alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili unvanıyla karışıklık yaratacak şekilde unvan tescil ettirdiğini, bunun ayırt edici nitelikte olmadığını, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, davalı unvanında yer alan .... ibaresinin ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf unvanlarında benzerlik bulunmadığını, ürünlerinni de farklı olduğunu, müvekkilinin sadece evye ürettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf şirket unvanlarının ek unsuru oluşturan ibarelerden.... ibaresinin aynı olduğu, bunun dışında davalı şirket unvanında.... ibaresinin yer aldığı, davacı unvanının ek unsuru olan paslanmaz çelik ibaresinin yardımcı unsur ve zayıf bir ibare bulunduğu, cins bildiren bir kelime olduğu kimsenin tekeline verilemeyeceği, davacı kullanımı ile ayırt edicilik kazandığına dair belgenin dosyaya sunulmadığı, davacının iddia ettiği şekilde 1991 yılından itibaren şirketin piyasadaki varlığının ayırt edicilik kazanımı için yeterli olmadığı, davalı şirketin TTK 56 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturan bir eyleminin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kural olarak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılmasının gerekmesine, dava tarihi itibariyle davalının tescilli unvanı dikkate alınarak değerlendirme yapılmış olmasına ve mahkemece ulaşılan sonuç itibariyle bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.