MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 tarih ve 2011/40-2012/1044 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. .... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ....'nun ortağı bulunduğu .... ve Ortakları Adi Komandit Şirketi'nin 26.11.1970 tarihinde kurulduğunu, anılan şirketin ... Mevkiinde taşınmaz edindiğini, şirketin kuruluş sırasında şirket ortaklarına üzerinde daha sonra şirket tarafından inşa edilecek evlerin bulunacağı birer konutluk arazinin bedelsiz olarak verileceğinin taahhüt edildiğini, bu taahhüt gereğinin 26.04.1989 tarihli toplantıda yerine getirildiğini ve ortaklara bedelsiz olarak tahsis edilecek olan arazinin kura çekmek suretiyle her ortak için ayrı ayrı belirlendiğini, çekilen kurada müvekkilerinin murisi ....'na 1032-1042 parsellerde yer alan 3 nolu gayrimenkulün çıktığını, çekilen kura sonucunun yazılı metne bağlanarak tüm ortaklar tarafından imzalandığını ve bir taksim sözleşmesine dönüştürüldüğünü, çekilen bu kuraya uygun olarak ortaklara isabet eden taşınmazların fiili olarak kullanılmaya başlandığını, 21 yıldan beri ortaklar tarafından tasarruf edilmesine rağmen, davalı şirket tarafından taşınmazların tapularının verilmediğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptaline ve müvekkili davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu teşkil eden sözleşmenin 26.04.1989 tarihinde imzalandığını, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, ayrıca ortaklar kurulu kararının gerekli nisapla alınmadığını ve karar defterine kaydedilmediğini, 19.06.1996 tarihli ticaret sicil gazetesi uyarınca müvekkili şirketin tasfiye edilmeksizin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğünü, bu sözleşmenin batıl olduğunu, şirket mevcudunda bulunan malvarlığı değerleri hakkında tek yetkili karar mercinin ortaklar genel kurulu olduğunu, bunun dışında, şirket mal varlığı değerlerinin ortaklar arasında yapılacak bir taksim sözleşmesine konu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 19.06.1996 tarihli ticaret sicil gazetesi uyarınca davalı şirketin tasfiye edilmeksizin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğü, iddiaya göre şirket malvarlığına dahil bir taşınmazın ortaklara bağış yani bedelsiz olarak devrinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı, 6762 sayılı
TTK'nın 165. maddesinde bu devir işleminin olağanüstü işlemler içerisinde sayıldığı, ortakların ittifakının arandığı, dosya kapsamından bu ittifakın olmadığının tespit edildiği, sözleşmenin geçersiz olduğu, bir hak doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy