MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 gün ve 2003/142-2008/186 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.12.2012 gün ve 2011/208-2012/21400 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, TCMB'nın 99/1 sayılı tebliğ ile resmi kurum mevduatlarına uyguladığı yıllık % 10 faiz oranı sınırlamasının, 2002/1 sayılı tebliğ ile yürürlükten kaldırıldığı halde, müvekkilin davalı bankanın ... ... ve ... ... Şubeleri nezdinde bulunan hesaplarına, o tarihteki cari faiz oranlarını uygulamamak suretiyle zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, 15 Mart 2002 tarihinden 28 Ekim 2002 tarihine kadar eksik tahakkuk ettirilen (8.653.663,27) TL faiz alacağının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep olmadan faiz oranını değiştirme yükümlüklerinin olmadığını, davacının müvekkili ile yazışmaları sırasında %10 faiz oranına itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bir kısım mevduatlara cari faiz oranı uygulandıktan sonra TCMB'nın 1991/1 sayılı tebliğine dayanarak %10 faiz oranı uygulayan davalı bankanın, anılan tebliği yürürlükten kaldıran 2002/1 sayılı tebliğin 07.03.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, basiretli bir tacir olarak ve iyiniyet kuralları çerçevesinde davacı resmi kuruma bildirip o anki cari faiz oranına göre vadeleri yenilemesi gerekirken, bu değişikliği davacıya haber vermeyerek faiz kaybına neden olduğu ve bundan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (8.638.005,73) TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy