Taraflar arasında görülen davada verilen 19/04/2012 tarih ve 2009/124-2012/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin reklam, tanıtım, organizasyon, promosyon ve benzeri konularda faaliyet gösterdiğini; "ibareli hizmet markasının 2002 13605 sayıyla 31.05.2002 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiğini; davalı adına tescilli olan markadan doğan tüm hakların, kendileri ile davalı şirket arasında 09.08.2006 tarihinde tanzim edilmiş olan e kendilerine devredilmiş olduğunu; devir işleminin ibareli hizmet markasının 2006 60436 no ile 08.12.2006 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile kendileri adına tescil edilmiş olduğunu; ibaresinin aynı zamanda kendi şirketlerinin unvanları olduğunu ve bu ibarenin ticaret ünvanının ayırt edici unsuru olduğunu; kendilerinin alan adını internet sitesi olarak kullanmakta olduklarını; davalının alan adlı sitede ibaresini kendi markaları ile neredeyse aynı şekilde kullanmakta olduğunu ve yine davalı şirketin söz konusu internet sitesi üzerinden tanıtım ve pazarlaması yaptığını; davalının kendileri adına tescilli olan marka ile benzer sınıflarda faaliyet göstermekte olduğunu ve bu durumun iltibasa neden olduğunu; bu nedenle davalının faaliyetlerinin kendilerinin 556 s. KHK’dan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı şirket tarafından kullanılmakta internet sitesine erişimin engellemesine; markaya vaki tecavüzün men’ine, haksız rekabetin men’ine, markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kelime anlamı itibariyle pek çok şirketin de iştigal konusu olduğunu ve kimseye bir ürünün adının kullanılması için inhisari hak tanınamayacağını; davacı şirket adına tescilli olan markasının ayırt edici unsurunun maskot ibaresi değil şekil olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ibareli markaları ve adlı alan adı ile oldukça benzer olduğu, davalı şirketin her hangi bir haklı sebebe dayanmadan davacının markasının ayniyet derecede benzerini kullanmakla haksız rekabette bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı tarafın alan adlı internet sitesinin tescili ve kullanımı ile reklam, kartvizit ve broşür gibi basılı evrak ve tanıtım vasıtalarında ” ibaresinin kullanımını davacıya ait 2006 60436 nosu ile tescilli arkasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, bu bağlamdaalan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine,bareleri yer alan reklam kartvizit, broşür gibi yazılı iş evrakı ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, varsa bu şekildeki tabela kullanımının da önlenmesine, davalı tarafın marka hakkına tecavüzü ve internet üzerindeki markasal kullanım durumu da dikkate alınarak takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 270,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy