MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2012 tarih ve 2012/449-2012/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı taraf, dava dışı keşideci şirket tarafından alacağına karşılık olarak kendisine verilen ....500.00 TL bedelli, ....09.2012 keşide tarihli çekin kaybolduğunu ileri sürerek, öncelikle tedbiren ödeme yasağı kararı alınarak anılan çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK' nın 01...2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu gerekçesiyle, mahkemelerinin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
İstem, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.
Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (...)’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkin davaların, gerek 1086 ,erin, aynı zamanda ...’nın .... ve .... maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. ...’nın .... ve .... maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda ...’nın .... maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, Ticaret Kanunu’nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/.... maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir.
Tüm bu nedenlerle mahkemece yazılı gerekçeyle usul hükümleri bakımından yapay nitelikteki bir dava/iş ayrımından yola çıkılarak görevsizlik kararı verilmiş olması yerinde olmamış, davacının temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy