MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2011/198-2012/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “CAPTİVA” ibareli markanın gerçek sahibi olduğunu, davalının anılan markayı adına tescil ettirmesi üzerine markanın hükümsüzlüğü istemiyle açtıkları davanın reddine karar verildiğini, davalının anılan yargılama sırasında müvekkilinin hak sahipliğini gösteren 2003 tarihli kataloğunun sahte olduğunu savunduğunu, fakat davalının sonraki tarihlerde müvekkilinin OHİM nezdinde yaptığı tasarım tescil başvurusuna karşı gerçekleştirdiği itirazında anılan 2003 yılı kataloğunun geçerli olduğunu ifade ettiğini, bu şekilde davaya konu “CAPTİVA BY KORLE” ibareli markanın müvekkili davacılara ait olduğunu ikrar ettiğini, aynı hususla ilgili olarak Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2010/492 esas sayılı dosyasının 20.10.2011 tarihli duruşmasında da benzer biçimde ifade kullandığını, yargılamanın yenilenmesi istenilen kararın davalının hilesi ile elde edildiğini ileri sürerek, HMK'nın 374. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesine ve davalı adına tescilli “CAPTİVA BY KORLE” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin karara tesir eden bir hilesinin bulunmadığını, “CAPTİVA BY KORLE” ibareli markanın gerçek hak sahibinin davalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi istenen kararın gerekçesinin, davacıya ait olduğu iddia olunan 2003 yılı kataloğunun sahteliği olgusuna dayalı olmadığı, tarafların bunun dışında sunmuş olduğu diğer delillere dayalı olduğu, anılan dosyada “CAPTİVA BY KORLE” ibareli markanın Türkiye'de davalı tarafından ihdas edilip kullanıldığı, bu markayı taşıyan ürünlerin davalı tarafından üretilerek davacıya bu marka ile satıldığı, davacının Türkiye'de bu işaret üzerinde markasal anlamda bir hakkının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalının gerek OHIM'de gerekse Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nde 2003 yılı kataloğunun sahte olmadığına yönelik beyanda bulunması hâlinde bile, önceki hükmün tesis edilebilmesini temin edecek ortada bir hilenin bulunmadığı, HMK'nın 375. maddesindeki iade-i muhakeme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.