MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2011 gün ve 2008/243-2011/443 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.01.2013 gün ve 2012/391-2013/789 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, bu hesabından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla toplam 13.700 TL'nin başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, bir güven kuruluşu olan davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde tüm güvenlik tedbirlerini alması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, dolayısıyla davalı bankanın müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 13.700 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın internet sisteminin güvenliği için gerekli tüm önlemleri aldığını, davacının bir takım güvenlik önlemleri almasının gerektiğini, bu kapsamda dava konusu olayın da davacının kullandığı kişisel bilgisayara yapılan sanal saldırılar sonucu oluştuğunu, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu olayın meydana gelmesinde bir güven kuruluşu olan ve gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın % 90 oranında kusurlu olduğu, davacının da internet bankacılığı hizmetlerinden yararlandığı sürede kendisine sunulan ek güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle % 10 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.330 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağın 5.130 TL'sine 08.06.2006 tarihinden, 7.200 TL'sine ise 17.07.2006 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.01.2013 günlü ilamıyla reddedilen miktarın hüküm tarihi itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı belirtilerek davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin ise tüm temyiz itirazları reddedilerek, karar onanmıştır.Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy