MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2012 tarih ve 2010/306-2012/625 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/07/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... Yapı Ltd.Şti.nin %30 hissesinin ...'a, %10 hissesinin ...'a, %5 hissesinin ... ...'a, %5 hissesinin ...'a, %30 hissesinin ...'a, %5 hissesinin ...a ve %15 hissesinin ise davalı ... 'a ait olduğunu, şirket ortaklar kurulunun 07.04.2005 tarihli kararı ile ortaklarından ... ve davalı ...'ın münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere müdür olarak atandığını, davalı müdürün temsil yetkisi ile bağdaşmayan davranışlarda bulunarak ... Yapı Ltd. Şti'nin 500.000,00 TL'ye yakın (494.416,00 TL) parasını uhdesine geçirdiğini, hakkında ceza davası açıldığını, ... Yapı Ltd. Şti'nin... A.Ş.'den olan 447.258.85 TL alacağının davalı tarafından haricen tahsil edilerek şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini, bu nedenle ... Yapı Ltd. Şti'nin. devlete olan 325.353,85TL'lik geçici vergisini ödeyemediğini, yine davalının 47.158.88 TL parayı şirket hesabından kendi hesabına virman yaparak tasarrufta bulunduğunu, davalının şirketi üretim yapamaz hale getirdiğini, müdürlük yetkisini kasten ve bilerek kötüye kullanıp, şirketin patlayıcı madde ruhsatını iptal ettirdiğini ileri sürerek, davalının şirketi idare ve temsil yetkisinin kaldırılarak müdürlükten azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan benzer konulu davaların reddedildiğini, şirketin 20 yılı aşkın süredir ... tarafından basiretli bir tacir gibi yönetilmediğini, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının aleyhine açılan hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan beraat ettiği, davalının dava konusu tahsilatı yaptığı tarihte şirketten 543.762,20 TL tutarında alacağı olduğu, davalının şirketten alacaklı olması ve ortaklar arasında uzun zamandan beri devam eden uyuşmazlıklar da dikkate alınarak davalının azli için haklı sebebin oluşmadığı, davalının şirketten kendi alacağını mahsuben aldığı, bu hususun kanuna aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy