MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.12.2012 tarih ve 2009/136-2012/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan iki ayrı hesabındaki toplam 20.398,36 €’nun, hesapların 2007 yılında zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile 22.01.2008 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiğinin davalı bankaca 22.10.2008 tarihinde müvekkiline bildirildiğini, davalı tarafça yapılan işlemlerin usulüne uygun yürütülmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 42.963,02 TL alacağın 22.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait hesabın 2007 yılında zamanaşımına uğradığını, bu hususun davacının banka kayıtlarında bulunan adresine iadeli taahhütlü mektup ile 14.02.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacı tarafça herhangi bir başvuru yapılmaması nedeniyle hesaplardaki mevcutların 30.05.2008 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun Merkez Bankası nezdindeki hesaplarına devredildiğini, ancak davacı tarafça 14.02.2008 tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, on yıl gibi bir zaman diliminde davacı tarafça hiçbir işlem yapılmayarak hesaplarının zamanaşımına uğramasına neden olunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen son bilirkişi raporuna göre, davalı banka nezdinde bulunan davacı tarafa ait döviz tevdiat hesaplarının on yıl boyunca işlem görmemesi nedeniyle 2007 yılında zamanaşımına uğradığından bahisle davalı bankaca 2008 yılı Ocak ayı sonuna kadar davacıya bildirim yapılması gerektiği halde, banka tarafından gönderilen iadeli taahhütlü mektubun, davacının yurt dışında bulunması nedeniyle tebliğ edilemediği ancak, davalı banka tarafından tebligat yapılmış gibi kabul edilerek işlemlere devam edildiği ve dava konusu paranın usulsüz olarak TMSF hesabına aktarıldığı, davalı bankaca karşı iddialarının ispatlanamadığı gibi basiretli bir tacir gibi de davranılmadığı, davacının mal varlığındaki eksilmenin davaya konu paranın fon hesabına aktarıldığı tarih olan 30.05.2008 tarihinde gerçekleştiği, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 38.397,87 TL alacağın 30.05.2008 tarihinden itibaren %25 ve değişen oranlarda reeskont faizi yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.967,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy