MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2011 gün ve 2010/48-2011/348 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.01.2013 gün ve 2011/15249-2013/177 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın ... Şubesi nezdinde vadesiz mevduat hesabı bulunduğunu, davalı Banka personelinin zimmetine para geçirdiğini duyması üzerine banka şubesine giderek hesabını kontrol ettirdiğini, 30/06/2009 tarihi itibariyle hesabında bulunması gereken 94.984,94 TL'nin hesabında olmadığını öğrendiğini ileri sürerek, 94.984,94 TL'nin 30/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacağını vadesiz mevduat hesap cüzdanına dayandırdığını, davacının hesabında gerçek bir bankacılık hareketi bulunmadığını, yalnızca 2009 haziran ayı içerisinde 4 ayrı tarihte müşteri hesabından fon satışı yapıldığını, aynı gün fon alışı yapılarak hesap bakiyesinin sıfırlandığını, belirtilen hareketlerin hesaba para aktarılmadan yapılan fiktif hareketler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının hesabına fiilen yatan bir para bulunmamakla birlikte bunun davacının banka personeline fiilen para teslim etmediği anlamına gelmeyeceği, banka çalışanlarının, mevduat sahipleri tarafından yatırılan paraları banka sistemine dahil etmeden parayı yatıran müşteriyi de yanıltacak şekilde banka bilgisayar ekran görüntüsü ve/veya hesap cüzdanı vermek suretiyle büyük miktarlarda paraları zimmetine geçirdikleri iddiasıyla yargılandıkları, davacının elindeki banka mevduat cüzdanı içerisindeki para hareketlerini ciddi bir bankacılık bilgisi olmaması nedeniyle anlayamayacağı ve paranın hesabına yatırıldığını düşüneceği, ayrıca davacının hesabında para yok iken hesabından fon alım satımının da yapılamayacağı, bankanın sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 94.984,94 TL'nin 30/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.01.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy