MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2010/107-2012/409 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.06.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait teknenin sözleşme ile .... marinaya bağlandığını, süresinin dolmasına rağmen yatın marinadan alınmaması nedeniyle bağlama ve bununla ilgili hizmetlerden yararlandığını, bu hizmetlerin karşılığı olarak 80.106 DM’nin tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın dayanağını teşkil eden sözleşmenin sahte fotokopilerden oluştuğunu savunarak, davanın reddine ve davacının kendisinden istediği para miktarının faizleriyle birlikte hesaplanarak % 40’ının tarafına verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının teknenin zorla marinada tutulduğu hususunu ispatlayamadığı, davacı çalışanları hakkında açılmış ceza davası olmadığı, davalının vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca sorumlu bulunduğu, marina bağlama hizmet bedelinin 54.988 DM olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 54.988 DM karşılığı 13.065,97 TL üzerinden iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 868,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy