MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2012 tarih ve 2011/248-2012/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tereke temsilcisi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri murisinin Halkbank A.Ş.'ne ait hisse senetlerini 1950 yıllarında satın aldığını, ellerindeki Halkbank A.Ş. hisse senetlerine dayanarak, davalı bankadan senetlerinin kar paylarını almak ve sermaye artırımlarına katılmak istemeleri üzerine, mülkiyet haklarının, yıllara sari olarak hukuka aykırı işlem ve eylemlerle değersizleştirilerek gasp edildiğini öğrendiklerini ileri sürerek davalının tüm Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarının, mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olduğunun tespiti ile, 1969 yılından günümüze kadar, paydaşlar aleyhine alınmış (müvekkiline kar payı ödenmemesine, bedelsiz hisse senedi verilmemesine, sermaye artırımına katılmamasına vs dair) tüm Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarının iptaline, şimdiye kadar ödenmemiş kar paylarına mahsuben şimdilik 50,00 YTL'nin, tahakkuk tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan tahsili ile, davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı bankanın genel kurul kararlarına açılacak iptal davalarının 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği (e.TTK.mad.381,f.1 ve 4) sürenin başlangıcının kararın alındığı tarih olduğu; 3 aylık süre hükmünün emredici nitelikte bulunduğu; sürenin herhangi bir şekilde uzatılmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişitir.
Kararı, tereke temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, tereke temsilcisi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, tereke temsilcisi vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy