Taraflar arasında görülen davadozmaya uyularak verilen 24.01.2013 tarih ve 2012/140-2013/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 1988’den beri peyzaj, planlama, inşaat ve sanayi sektöründe faaliyet gösterdiğini, “” ibaresini kullanıp tanıttığını, davalının da adına “l” ibareli markayı kötüniyetle adına tescil ettirdiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, müşterilerin yanılıp firmaları karıştırabildiklerini, müvekkilinin ticaret ünvanı açısından da önceliğinin bulunduğunu, kullanımla sınai hak kazandığını ileri sürerek davalının markasının hükümsüzlüğünü, yine davalının kullandığı ticaret unvanı veya işletme adının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve karşı davacı vekili, müvekkilinin 1990 yılından beri çiçekçilik ve peyzaj alanında faaliyet gösteren “” işletmesinin sahibi olduğunu, aralıksız faaliyette bulunduğunu, 24.07.2002 tarihinde “” markasını adına tescil ettirdiğini, davacı-karşı davalının da durumu çok uzun süredir bildiğini, çeşitli etkinlikler ve fuarlarda bir araya geldiklerini, karşı tarafın tanınmış marka iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, karşı davasında ise, müvekkilinin marka hakkına davacı-karşı davalı tarafından yapılan tecavüzün durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 7.000,00 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, “” ibaresinin ilk kullanıcısının davacı şirketin ortağı olmakla birlikte, davalının da 09.01.1991 tarihinden itibaren ibareyi tescilsiz marka olarak kullandığı, 15.03.2004 tarihinde adına marka olarak tescil ettirdiği, tescilli markanın korunması gerektiği, davacı-karşı davalının da peyzaj mimarlığı alanında 1991 tarihinden beri “Kardelen” ibaresini kesintisiz olarak kullandığı, tescilsiz olarak aynı alanda kullanıma devam edebileceği gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2002/18614 nolu tescilli markanın hükümsüzlüğü ve terkini isteminin reddine, bu dosyadaki sair hüküm ile karşı
davadaki hüküm bakımından verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı-karşı davacının ticaret ünvanı olduğu halde gerekçeli karar başlığında olarak gösterilmesinin mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.