MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2012 tarih ve 2012/5-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "BİZİM" ve "BİZİM MUTFAK" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "MUTFAK BİZİM DÜNYAMIZ" ibaresinin 29. sınıfta marka olarak tescili için TPE'ye başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin tanınmış markasına vurgu yapılmaya, müvekkili markalarına yeni bir marka daha katıldığı intibaının uyandırılmaya çalışıldığını, markaların emtia listesinde de aynı ya da benzer ürünlerin yer aldığını ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2011-M-4119 sayılı kararının iptalini ve tescile bağlanması halinde davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalının cümle şeklindeki markasının bütün olarak akılda bir iz bıraktığını savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının çekişmeli 29. sınıf malları kısmen ya da tamamen içerdiği, davacının "BİZİM" kelimesine ayırt edicilik kazandırdığı ve tanınmışlık düzeyine ulaştırdığı, markalar bütünsel olarak incelendiğinde ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten sözedilemeyeceği, ancak davalı markasının davacının "BİZİM MUTFAK" markasındaki iki kelimeyi de kapsaması nedeniyle başvurunun seriye dahil marka imajı yarattığı ve doğrudan davacı markalarını çağrıştırdığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, iltibas kastı olmamasının sonuca etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı TPE ve davalı şirket'ten temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/12/2013tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy