MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2012/65-2012/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin müdürü olan ...'ye 40.000 TL borç para verdiğini, bunun karşılığında da 10.05.2006 vadeli 42.000 TL bedelli bonoyu aldığını, borcun ödenmemesi üzerine müvekkilince söz konusu bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, bu süreçte müvekkilinin oyalandığını ve alacağının ödenmediğini, daha sonra da davalı borçlunun talebi üzerine icra hukuk mahkemesince icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, zamanaşımına uğrayan bononun asıl ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı teşkil ettiğini, ayrıca aradaki temel ilişki kanıtlanamasa bile TTK'nun 644. maddesi uyarınca da davalının müvekkiline karşı sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 42.000 TL'nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borç para verdiğine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, TTK'nun 644. maddesine dayalı talep yönünden ise davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nun 644. ve 661. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ödünç sözleşmesi ve mülga 6762 sayılı TTK'nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece TTK'nun 644. ve 661. maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf esasen ödünç sözleşmesine dayalı olarak işbu davayı açmış ve asıl ilişkinin kanıtlanamaması halinde davalının TTK'nun 644. maddesi uyarınca dahi sorumlu bulunduğunu ileri sürmüş olmasına rağmen, mahkemece taraflar arasındaki temel ilişki hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca TTK'nun 644. maddesine dayalı olarak yapılan değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.