MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... olarak görülen davada Manavgat .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.09.2012 tarih ve 2012/486-2012/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Denizbank A.Ş'ye ait keşidecisi ...olan 30/08/2012 vade tarihli, 8.000,00 TL bedelli, keşidecisi...olan .../08/2012 vade tarihli, 8.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan 16/08/2012 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan .../07/2012 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... ... olan .../07/2012 vade tarihli, 8.000,00 TL bedelli 5 adet bononun kargoda kaybolduğunu ileri sürerek ödemeden men yasağı verilerek bonoların iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı vekili tarafından zayii nedeniyle kıymetli evrak iptali istemli olarak dava açılmışsa da, dava 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01/.../2011 tarihinden sonra açıldığından ve davanın çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
İstem, beş adet bononun zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Kıymetli evrak iptali davalarının çekişmesiz yargı koluna dahil olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan ... hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı yasanın 5\... maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve ...'nın 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi HMK 382/...-e bendi gereğince kıymetli evrakın iptaline ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğu ortada ise de, yukarıda anılan ... hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda sulh hukuk mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.
Nitekim 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. ve 4. maddelerinde de bu tür davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği belirtilerek yasa koyucunun bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tayininde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yönündeki iradesi açıkça ortaya konulmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye hukuk ve/veya ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy