MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/326-2011/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ...'in 31.07.2010 tarihinde ... karayolunda meydana gelen kaza sonucunda vefat ettiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu aracın davalı nezdinde "Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası" ile sigortalandığını, rizikonun gerçekleştiğini, davalıya başvurulmasına rağmen 8 günlük yasal sürede ödeme yapılmadığından temerrüdün oluştuğunu ileri sürerek ıslahla birlikte her bir müvekkili için 62.500,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ıslahla artırılan miktar da dahil olmak üzere davayı kabul ettiklerini, ancak dava açılmadan önce temerrüdün oluşmadığını, faizin ancak yasal faiz olarak dava tarihinden itibaren istenebileceğini ve müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı ... şirketine başvurulduğuna dair sunulan dilekçenin tebliğine İlişkin kargo teslim belgesinde teslim alanın davalı ... şirketi çalışanı olduğunun belgelendirilemediği, davalı tarafça da bu hususun kabul edilmediği, dosya kapsamı itibariyle dava tarihi öncesinde davalı tarafa başvurulduğu hususunun kanıtlanamadığı, davalı tarafın ilk oturumda dava dilekçesindeki talep edilen rakam ve ıslahla talep edilen rakamı kabul ettiğini, davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanmadığı, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermediği ve ilk oturumda davayı kabul ettiği gerekçesiyle davalı tarafça kabul edilen her bir davacı için 62.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, harcın davacılardan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy