MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.05.2011 gün ve 2007/169-2011/47 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.02.2013 gün ve 2012/2512-2013/1847 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirkete ait “Tatlıses” isim ve “İ” harfinden oluşan markanın davalı şirketçe izinsiz kullanıldığını, bastırılan otobüs bileti ve zarflarının üzerine diğer müvekkilinin fotoğrafını yerleştirdiğini, bu eylemin FSEK'nın 86. ve BK'nın 49. maddelerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkillerinin kazandığı saygınlık ve güvenden haksız yararlanılmaya çalışıldığını ileri sürerek, her bir müvekkili için 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 16/4/2010 tarihli dilekçe ile de maddi tazminat miktarının bakiye 222.682,89 TL yönünden ıslah etiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacılardan ...’in akrabalarınca kurulup sonrasında devredildiğini, davanın iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturduğunu, kullanımın davacıların muvafakatına dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davalının davacı markası olan İ+TATLISES markasını aynen kullanımının tescilli markanın haksız kullanımı olduğu ve Markaların Korunması Hakkındaki Kararname'nin 9. ve 61. maddesi anlamında ihlal teşkil ettiği gerekçesi ile "TATLISES" ibaresi ve logosunun davalının taşımacılık hizmetinde yerine getirdiği otobüs ve hizmet araçları ile diğer basılı evrak üzerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine, davacının ıslah talebi reddedilmiş olduğundan dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak davacılar yönünden ayrı ayrı maddi tazminat talebinin aynen kabulü ile 1.000'er TL maddi tazminat ile paranın alım gücü ve ekonomik şartlarda dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulü ile yine her davacı yönünden ayrı ayrı 8.000'er TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, hükmolunan tazminatlara dava tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi uygulanmasına, diğer hususlar bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinde bozma ilamı kapsamı dışında kalan ve kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.