MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2012 tarih ve 2011/285-2012/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile dava dışı Setur Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti. arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, Setur Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.'nin acentelik münasebetinden dolayı davalı şirkete karşı doğmuş ve doğabilecek borçlarının teminatı olarak davacının taşınmazını ipotek verdiğini, davacının 75.000 TL'lik ipotek tutarını davalı tarafa çeşitli dönemlerde kısmi ödemeler yaparak tamamlamasına rağmen davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek; davacının takip dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin dava dışı Setur Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.'nin acentelik sözleşmesini 23.07.2009 tarihli ihtarnameyle feshettiğini, müvekkili şirketin fesihten sonra alacağını teminen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, davalı şirket kayıtlarında ipotek borcuna ilişkin davacı tarafından 23.05.2011 tarihinde yapılmış 3.000,00 TL'lik ödeme dışında bir ödemenin görülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davaya konu takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğu, takibe konu ipoteğin ise 75.000,00 TL üst limit ile sınırlandırılmış bulunduğu, davacı borçlunun ödeme iddiasını oluşturan 16 adet dekont ile toplam 82.500,00 TL ödeme yapıldığı, dekontların tamamı üzerindeki açıklamalarda “75.000,00 TL'lik ipotek bedeline mahsuben” açıklaması ile belirlenen miktarın davalı hesabına havale edildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu takip dosyası sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.941,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy