MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2012/357-2012/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı İntergrup A.Ş. arasında davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu genel kredi ve teminat sözleşmeleri imzalanarak kredi ve çek karnesi kullandırıldığını, borçlu şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davranarak, taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı borcun muaccel hale geldiğini ve borçlulara ihtarname keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, asıl alacak, işlemiş faiz, ihtar gideri ve iade edilmeyen çeklere ilişkin sorumluluk bedeli ile teminat mektubu bedeli toplamı 42.352,65 TL alacağın %99 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kefaletin geçersiz olduğunu, kamu düzeni ile ilgili son yasal düzenlemeler karşısında talep edilen faiz miktarı ve oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Taner Kırklar vekili, müvekkilinin dava dışı sigorta şirketinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi iken banka ve şirket arasında imzalanan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını ancak şirketin kullandığı kredilerin tamamının bankaya ödendiğini, müvekkilinin davacı banka tarafından dava dışı şirkete verilen çek karnelerinin verilmesi sırasında düzenlenen formlarda imzasının bulunmadığını, imzasının bulunduğu sözleşmelerin hiçbirinde çeklerle ilgili bir borçlandırıcı işlem ve hüküm bulunmadığını ve davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden 2003 yılında ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesinin 35. maddesinin çek depo tutarının da kefillerin sorumluluğunda olacağı şeklinde kaleme alınmadığı, bu konuda Yargıtay örnek içtihatlarında da belirtildiği gibi bunun açıkça sözleşmede belirtilmiş olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 397 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren uygulanacak yıllık %99 faizi ile birlikte 618,56 TL işlemiş faiz, 30,93 TL BSMV, 871,33 TL ihbar masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 40.000 TL’lik çek depo tutarına ilişkin talebin ise sözleşmenin 35. maddesinde çek depolarına ilişkin atıf bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 08,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy