MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.02.2011 gün ve 2009/809-2011/61 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.12.2012 gün ve 2011/10149-2012/21170 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalıların murisi ... 'ın iki ayrı ferdi kaza sigorta poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalandığını, murisin ölümü üzerine davalıların eksik evrakla müvekkiline ihbarda bulunduklarını, müvekkilinin 16.03.2009 tarihli yazı ile eksik evrakların tamamlanmasını istediğini, ancak davalılar tarafından incelemeye esas belgeler müvekkiline gönderilmeksizin icra takibine geçildiğini, ancak ödeme emri ile belgelere ulaşan müvekkilinin bir eksiklik olmaması karşısında sigorta bedellerini icra dosyasına yatırdığını, müvekkilinin temerrüde düşmeden sorumlu olduğu miktarı ödediğini, muaccel olmayan bir alacağın icra takibine konulması ve bu icra takiplerine müvekkilinin sebebiyet vermemesi nedeniyle icra vekalet ücreti, faiz ve sair ferilerin müvekkilinden istenemeyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin asıl alacak dışında davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ferdi kaza sigortalarının meblağ sigortası olup ölümün kazaen gerçekleşmesi halinde kararlaştırılan bedelin derhal hak sahiplerine ödenmesinin gerektiğini, ancak davalıya yapılan başvuruya rağmen müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, asıl alacağı kabul eden davacının bu miktarın ferilerinden de sorumlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy