MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2011 gün ve 2009/245-2011/115 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.11.2012 gün ve 2011/10837-2012/17837 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, TPE'ye karşı açtığı asıl davada müvekkilinin 15.10.2004 tarihinde devraldığı "WASH" markası ile temizlik ürünleri üretip sattığını, davalı şirketin müvekkilinin markası ile aynı sınıf emtiaları içeren "SWASH" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPE YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında bağlantı kurulması ve benzer markaların karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini talep etmiş, davalı şirkete karşı açtığı birleşen davanın "SWASH" markasının tescil işleminin iptali istemiyle açıldığını belirtmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların benzemediğini, karıştırılmaları ihtimali bulunmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, "WASH" ibaresinin 3. sınıftaki emtia ile ilgili olarak cins ve vasıf bildirdiğini, ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, anlamsal ve görsel farklılıkları nedeniyle markaların karıştırılmalarına yol açacak derecede benzer olmadıklarını, birleşen davanın netice-i talep kısmında markalarının hükümsüzlüğünün talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, markaların görsel olarak yeterince farklı olmadıkları, orta düzey tüketicilerin markaları karıştırabilecekleri, taraf markaları kapsamında yer alan 3. sınıf emtialar nedeniyle markalar arasında ekonomik bağlantı kurulması ihtimalinin bulunduğu, markaların Türkçe olmaması nedeniyle anlamsal farklılık kriterinin öneminin azaldığı gerekçesiyle, TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen karar davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.11.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili ve davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve birleşen davanın dava dilekçesinin “talep konusu” ve “sonuç” bölümü ile 2. sayfa 6. nolu bendinin değerlendirilmesi sonucuna göre, davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin HUMK'nın 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy