MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.10.2012 tarih ve 2012/47-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin azınlık paydaşı olduğunu, 2006 yılına ait bilançonun hazırlanmasında kanunen kabul edilmeyen giderlerin ilgili olduğu yılda gider yazılmayarak çoğunlukla onaylanan cari döneme ilişkin bilanço ve işletme ayrıntılı gelir tablosuna taşınmak suretiyle şirketi zarara uğratılan işlem yaratıldığını, bu durumun bilançonun gerçekliğini zedelediğini, azınlığın zararına olduğunu ileri sürerek, 14.03.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında bilanço ve gelir- gider hesaplarının onaylanmasına ve kar dağıtımına ilişkin 4 numaralı, yönetim kurulu ve denetçinin ibrasına ilişkin 5 numaralı ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 334 ve 335. maddelerinin gerektirdiği iznin verilmesine dair 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin 2006 yılı genel kurul tutanağında yer alan 4, 5 ve 7 nolu kararların iptalinin gerekmediği, davalı şirketin 2006 yılı hesaplarındaki aykırılığı düzeltme yolu ile giderdiği, bu düzeltmenin kar dağıtımına esas tutarı değiştirmediği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.