MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2012 tarih ve 2010/295-2012/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı S.S. 1055 nolu ... Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifince 11/10/1999 tarihli Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanarak ortaklarına verilmek üzere müvekkili bankadan 550.000 TL kredi alındığını ve borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını, kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin müvekkiline temlik edildiğini, ortakların senetlerde imzalarının olması sebebi ile kooperatifin müvekkiline olan borcundan asıl borçlu sıfatı ile sorumlu olduklarını, bu senetten kaynaklanan alacağın davalılarca bankaya ödenmediğini ileri sürerek, 10.975 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, müvekkillerinin borçlarını ödediklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ..., ..., ... ve ...; borçlarını ödediklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, görevsizlik kararı üzerine yapılan temyiz sonucunda görevli mahkeme olduğuna dair bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında borçlu ortak kısmında, kredi kullanan ve kefil olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senette alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, davalıların kredi borcunun bir kısmını sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekli ile kooperatife ödediklerinin kasa tahsil fişleri ve satılan tütünleri alan firma tarafından düzenlenen müstahsil makbuzlarından anlaşıldığı, davalıların yasal faizi ile birlikte toplam 1.212,68 TL borçlarının kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL’dir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile 10.975,00 TL alacağın davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.212,68 TL alacağın davalılardan tahsiline hükmedilmiştir. Hükmedilen alacak miktarı bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalılar yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalılar yönünden kesin olması nedeniyle miktardan REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.