MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../07/2004 tarih ve 2002/564-2004/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin hile ve yönlendirmesi ile parasını ... hesabına yatırdığını, ancak paranın hiçbir zaman ... hesabına gitmeyip, ... A.Ş.'nin uhdesinde kaldığını, banka yönetiminin yönlendirmesi ve banka personelinin kasti davranışlarıyla davacının iradesi sakatlandığından akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, (5.722.360.574-) TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, usul ve esastan davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, parasının ... hesabına havale edilmesi konusunda davacının talimatı bulunduğu, hesabın dava dışı ... ... ... Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunması gerektiği, davanın henüz erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalılar ... Ticaret ve Kredi Bank A.Ş, ..., ... Holding A.Ş. ve ... hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekil temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı ... A.Ş.’nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, haklarında feragat nedeniyle reddine karar verilen davalılar dışında kalan diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.Ceza Dairesi’nin ....2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ... ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ... Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ... bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirileme- yeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, ...’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ... ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle davalılar ...,..., ... A.Ş. ve ... Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy