MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 14/12/2012 tarih ve 2010/541-2012/913 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkil kurumun marka tescil belgeli "Çaykur ...Turist Çayı" paketlerini renk, dizayn, ambalaj ve isim ile aynen taklit ederek "Akyar Çay ...Harman Çayı" markası adı altında piyasaya sürdüğünü, davalı firmanın kurumlarının yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği çay paketlerinin aynısını, benzerini piyasaya sürerek haksız rekabette bulunup 556 sayılı Markaların Korunması hakkındaki KHK'ya ve TTK'ya muhalefet ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespiti ile önlenmesine, 10.000,00 TL. maddi ve 5.000,00 TL. manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı adına tescilli bulunan Çaykur ...Turist Çayı markasını Akyar Çay ...Harman Çayı markası adı altında kullanmasının markalar arasındaki benzerlik, karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, maddi tazminat miktarını hesaplamada yararlanılacak belge ve ticari defterlerin, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça süresinde ibraz edilmediği, davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin menine ve marka hakkına tecavüzün giderilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece HMK 220/3 uyarınca verilen süre içerisinde defter ve belgeler ibraz edilmemesi nedeniyle davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını ispatladığı gerekçesiyle 3.000.00 TL manevi, 10.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.HMK 220/3 maddesi uyarınca belgelerin ibraz edilmemesi halinde mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı 556 sayılı KHK 66/b bendinde uyarınca davalının tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca göre tazminat isteminde bulunmuştur. Buna göre tazminat ibrazı istenen defter ve kayıtlar tazminat esas alınarak hesaplanacak olup, HMK 220/3 maddesi anlamında tazminatın dayandığı iddianın kanıtlandığına ilişkin bir belge içeriği olarak kabul edilemez. Bu durumda davalı tarafa yapılan tebligata rağmen sözkonusu defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle gerektiğinde 818 sayılı BK 43 (yeni TBK 50-51) maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maddi tazminat talebi yönünüden davanın kabulü doğru görülmemiş kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin (2). bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.