MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2012 tarih ve 2010/35-2012/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, asıl davada, müvekkilinin Naz-Ar Pompa ve Arıtma Sistemleri-... markasıyla ve “Naz-Ar” logosuyla Pompa ve Arıtma Sistemleri İmalatı ve Montaj İthalatı İhracatı ve Ticareti ile iştigal ettiğini, 05/05/2007 tarihinde oluşturduğu internet sitesinde markanın kullanıldığını, bu ibarenin 15/04/2008 tarihinde ...Ticaret Siciline tescil edildiğini, markanın tescili için 04/02/2009 tarihinde TPE'ye başvurduklarını, ancak markanın taklit edilerek kullanıldığını ve marka için 26/03/2008 tarihinde 2008/17551 nolu tescil başvurusunda bulunulduğunu öğrendiklerini ileri sürerek, davalı adına tescilli “Naz-Ar” ibareli markanın 556 sayılı KHK 'nın 42. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş; karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, asıl davada “Naz-Ar” markasının uzun yıllardan beri müvekkili tarafından kullanıldığının bilindiğini ve müvekkilinin 26/03/2008 tarihinde marka başvurusunda bulunduğunda davacının Ticaret Sicil kaydının bulunmadığını savunarak davanın reddini, karşı davada ise, karşı davalının 04/02/2009 tarih ve 2009/05149 nolu başvurusunun durdurulmasına, tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu markanın neredeyse birebir aynı olduğu, markaların yazım karakterleri, kullanım şekli ve renklerinin aynı olduğu, her iki markanın birbirlerinden habersiz ve diğerini kopya etmeksizin oluşturulmasının mümkün olamayacağı, her iki tarafın da aynı yerde ve aynı sektörde faaliyet göstermesi, birbirleri ile iş ilişkisinde bulunması
nedeniyle öncelik hakkının tespit edilmesi gerektiği, davacı/karşı davalının sunduğu bilgi ve belgelerle yalın olarak “Naz-Ar” ibaresini ve marka başvurularındaki şekil üzerindeki öncelik hakkını 05/05/2007 tarihine kadar delillendirdiği, davalı/karşı davacının sunduğu delillerin daha yeni tarihli olduğu ve yeterli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescil edilen 2008/17551 sayılı “NAZ-AR” ibareli marka tescilinin hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine, karşı davalının tescil ettirmek istediği markasının tescil edilmeden evvel karşı dava açıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle, zamanından önce açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy