MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 gün ve 2010/487-2011/228 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.01.2013 gün ve 2012/310-2013/601 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya'da yaşayan müvekkilinin tüm birikimlerini, kaşesiz, mühürsüz ve imzasız adi belge niteliğindeki makbuz, kupon ve hisse durum belgeleri karşılığında, kar payı vaadinde bulunan davalılar Kombassan A.Ş. ve alt kuruluşu niteliğindeki Kombassan İnşaat ve Tarım A.Ş’ne verdiğini ancak parasını geri alamadığını, müvekkili ile birlikte binlerce vatandaşın da aynı şekilde iradeleri fesada uğratılarak paralarının elinden alındığını ve mağdur edildiklerini, müvekkilinin davalı her iki şirkette toplamda 880 hissesi karşılığı olarak 36.080 Euro alacağı bulunduğunu ileri sürerek, anılan tutarın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketlere ortak olması nedeniyle TTK’nun 329. maddesinin, davacının taleplerine hukuki engel oluşturduğunu, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının, davalılara ödediğini iddia ettiği bedeli HUMK’nun 288. maddesi uyarınca yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı şirket hisselerini dava dışı 3. kişilerden devren alarak davalı şirketlere ortak olduğu, dolayısıyla davalı şirketlerden doğrudan bir hisse alımının ve davalı şirketlere doğrudan bir ödemenin olmadığı, ayrıca TTK’nun 329 ve 405. maddeleri gereğince, anonim şirketlere ortak olanların şirketten hisselerini geri almayı talep edemeyecekleri, ancak şirketin tasfiyesi anında hisseleri mukabilince alacaklarını alabilecekleri, kanunun konuluş amacının şirketlerin sermayelerini korumak olduğu, ortaklığın, şirket kâr ettiğinde kârdan yararlanması zarar ettiğinde zarara katlanmasını gerektirdiği, bu durumun doğrudan kamu yararı ile de ilgili olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy