MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2013 tarih ve 2013/58-2013/58 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka tarafından ...’ya kullandırılan kredinin geri ödenmediğini, diğer borçlu ...’nın da bu kredinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 29.250,79 TL alacağın tahsili amacıyla borçluların taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz istemine dayanak yapılan bireysel kredi sözleşmesinde belirtilen alacağın var olup olmadığı, ne miktarının ödendiği ve alacaklı bankanın geriye ne miktarda alacağının kaldığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın kaçacaklarına ya da mallarını kaçıracaklarına dair herhangi bir delil sunulmadığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için hakimin alacağın varlığı ve miktarı hususunda kesin bir kanaate sahip olması gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK’nun 257/1. maddesi gereğince, vadesi gelmiş para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir. Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanan kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarı için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, alacaklının, alacağının bulunduğuna dair mahkemeye kanaat verecek kadar delil göstermesi yeterli olup yaklaşık ispatın yeterli olduğu dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı
için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.