MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2012 tarih ve 2012/32-2012/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın motosiklet çantası üretimi konusunda uzman olduğunu, davalının, müvekkiline ait çantaların aynısını yaptırıp satarak haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, haksız rekabet sonucu maddi durumun ortadan kaldırılması ve maddi, manevi tazminat talepli olarak açtığı davada, ihtiyati tedbir yoluyla davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı gibi HMK’nun 389. maddesi uyarınca hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya telafisi imkansız hale geleceği yahut gecikme nedeniyle ciddi bir zararın doğacağı herhangi bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 394/5. maddesi uyarınca, karşı taraf kendisi dinlenmeden (yokluğunda) verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edebilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması; ayrıca verilen kararın HMK kapsamında gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK hükümleri uyarınca usulüne uygun şekilde gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın ihtiyati tedbir isteyen davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy