MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.02.2013 tarih ve 2011/74-2013/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile dava dışı Gisad Dış Tic. A.Ş. arasında davalı şirketin ihracatlarını Gisad Dış Tic. A.Ş. üzerinden yapacaklarına dair anlaşma bulunduğunu, sözleşmeye ve Gisad A.Ş. tarafından davalı şirkete verilen vekaletnameye göre davalı şirketin gelen ihracat bedeli dövizlerin TL'ye çevrilmesi işlemini gerçekleştirip, TL'ye çevrilen tutarlar hakkında tasarrufta bulunamayacağını, iki yıldır bu tür işlemlerin Gisad Dış Tic. A.Ş.'den gelen talimatlarla yapıldığını, ancak son olarak davalı şirket tarafından bankaya gönderilen Gisad Dış Tic. A.Ş. antetli kağıda iki talimat yazıldığı ve toplam 24.553,12 Euro ihracat bedelinin TL'ye çevrilerek diğer bankalardaki davalı şirket hesaplarına EFT yapılmasının istendiğini, banka tarafından talimatlara uygun olarak 46.905,00 TL'nin belirtilen hesaplara gönderildiğini, ancak bu talimatlar altına atılmış imzaların sahte olduğunu, bu sahtecilik sonrasında dava dışı Gisad Dış Tic. A.Ş.'ye talebi üzerine para iadesinin yapıldığını, bu suretle davalı şirketin bir nevi açıktan kredi kullandığını, bu sebeple ödenen paranın %112,5 akdi faiz oranı ile müvekkili bankaya ödenmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirkete ait olup, lehtarının Gisad Dış Tic. A.Ş. olduğu 4 adet poliçenin protesto masrafı olarak müvekkili banka tarafından ödenen 1,540,65 Euro'nun da dövizli faizi ile birlikte ulaştığı tutarın TL muadilinin de müvekkile ödenmesi gerektiğini, davalı ...'in, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi'nin 100.000 TL'lik kısmına müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, bu nedenle davalılar arasında gösterildiğini ileri sürerek, 46.905,00 TL'nin yıllık %112,5 temerrüt faizi ile birlikte ve 1.540,65 Euro ve bunun dövizli faizi ile birlikte ulaşacağı tutarın TL muadilinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sahtelik iddiasını kabul etmediklerini, banka müfettiş raporunun bağlayıcılığının bulunmadığını, davanın temelinin sebepsiz zenginleşme olması halinde husumetin müvekkillere değil, bizzat talimatı vermiş olmasına rağmen ödeme talep eden dava dışı Gisad Dış Tic. A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin aracı kurum vasıtasıyla yine kendisine ait olan parayı almakta olduğunu, müvekkil şirket açısından bir sebepsiz zenginleşmeden bahsedilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı Gisad Dış Tic. A.Ş. adına gelmiş olan ihracat bedellerini bu şirkete ödemesi gerekirken mevcut özel vekaletnamede yetkili bulunmadığı halde davalı şirketin Gisad Dış Tic. A.Ş.'ye vekalet verdiği talimatlara istinaden davalı şirket hesabına davacı bankanın yapmış olduğu toplam 46.757,24 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep edilebileceği, ancak söz konusu sebepsiz zenginleşmenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığı, bu itibarla sözleşme kefili ...'in kefil sıfatıyla sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle; davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı İnteruğur Tekstil Dış Tic. ve San. A.Ş. aleyhinde açılan davanın kısmen kabulü ile 46.757,24 TL'nin 28/06/2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı İnteruğur Tekstil Dış Tic. ve San. A.Ş.'den tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy