MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/321-2012/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, Karınca Kağıtçılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin kuruluşu için davalılara 25.12.2003 tarihinde 68.108,08 EURO verdiğini, bu bedelin kendisine 25.06.2005 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 EURO karşılığı 9.479,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacıdan alınan borcun şirket işleri için harcandığını, kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, şirket harcamalarını diğer davalının yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacıdan borç almadığını, davacının dava dışı şirketin ortağı bulunduğunu, dava konusu paranın şirket için harcandığını, davacının kötüniyetli olduğunu ve diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı taraf, dava dışı limited şirketin kuruluşu için davalılara para verdiğini ileri sürerek, delil olarak biri tarihsiz olmak üzere iki adet sözleşme başlıklı belge ibraz etttiği, mümeyyiz davalının da imzasını taşıyan 04.05.2005 tarihli belgenin tarihsiz diğer belgeden sonra düzenlenmiş olduğu, bu belgede davacıya olan borcun dava dışı Karınca Kağıtçılık Ltd. Şti.'ne ait bulunduğunun açıklandığı, bu durumda dava konusu borcun dava dışı şirkete ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.