MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2011 gün ve 2010/4-2011/232 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.02.2013 gün ve 2012/2888-2013/2295 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkilinden yüksek faiz verileceği, parasının istediği zaman iade edileceği vaatleriyle bir belge karşılığı 15.05.2000 tarihinde 17.000 DM para tahsil edildiğini, müvekkilince talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini, BK, TTK, Sermaye Piyasası Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerine aykırı olarak para tahsil edildiğini, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisi bulunmayıp, müvekkiline hisse senedi teslim edilmediğini belirterek şimdilik 6.500,00 TL’nin ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, yasalara aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kombassan İnş. Tarım A.Ş'de ortaklık payının mevcut olduğunu, ihtilafın ortaklık ilişkisinden kaynaklandığını, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafça bilirkişi incelemesi yapılmasını istemedikleri, mevcut belgeler kapsamında karar verilmesini talep ettikleri yönünde beyanda bulunulduğu, taraflar arasında davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu hususunda ihtilaf olduğu, bu hususun açıklığa kavuşturulmasının ticari defter ve kayıtların uzman bilirkişiler tarafından incelenmesiyle mümkün olduğu, bu durumun tespitinin TTK ve HUMK hükümleri gereğince de ancak şirket defterlerinin incelenmesiyle tespit edilebileceği, davacı tarafın bilirkişi incelemesi yapılmasını istememesi karşısında bilirkişi incelemesi yapılmadan bu durumun açıklığa kavuşturulamayacağı, bu haliyle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.02.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy