MAHKEMESİ: ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 gün ve 2009/130-2010/120 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/10/2012 gün ve 2010/11016-2012/14791 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... menşeli ... şirketinin imtiyaz dağıtım sözleşmesi gereğince yetkili ve münhasır ... Distribitörü olduğunu, davalının ... ürünlerini yurt dışından ana firma dışındaki bir kaynaktan ithal ederek ...’de satışını yaparak mevzuata aykırı davrandığını, "... " markasının anılan şirket adına tescil numarası ile tescil edildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalının ...'nın herhangi bir ülkesinden dava konusu cihazları ithal ederek ...’de satmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüzünün önlenmesini, dava konusu ürünlerin yurda ithalinin yasaklanmasını, bu ürünlere ve cihazlara el konulmasını, şimdilik 30.000 TL maddi, 170.000 TL manevi olmak üzere toplam 200.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu ürünlerin taklit ürün olmadığı, paralel ithalata konu orijinal nitelikteki ürünlerin davalı tarafından bir ... ülkesinden hukuka uygun şekilde ...’ye ithal edilerek satılmasının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, dava konusu ürünlerin marka sahibinin izin ve rızası ile davacı şirket aracılığı ile ... de satıldığına göre bu ürünler yönünden marka hakkının tükendiği, dava konusu uyuşmazlığın paralel ithalat yolu ile ürün satışına ilişkin marka hakkı ile ilgili olduğu, tüketici mevzuatının ya da sair idari düzenlemelerin dava ve uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy