MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2011 gün ve 2010/11-2011/115 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.01.2013 gün ve 2012/795-2013/796 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı ...’nin de anasözleşme ile şirket müdürü olarak atandığını, davalının müvekkiline şirket işleyişi ile ilgili hiçbir bilgi vermediğini, defter ve kayıtları göstermediğini, kar ve zarar durumundan müvekkilinin haberinin bulunmadığını, müvekkilinin şirketten dışlandığını ve ortaklar arasında güven kalmadığını ileri sürerek, davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy