MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.02.2013 tarih ve 2012/23-2013/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Deniz Yat A.Ş'nin tasfiye memuru olan davalı ...'in müvekkilinin tasfiyeye konu şirketten alacağı olduğundan haberdar olmasına rağmen, tasfiye bilançosunda bu hususu gizleyerek, tasfiyenin sonuçlanmasına neden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, davalı tasfiye memurunun TTK'nun 224. maddesine göre sorumlu olduğunu, şirket ortakları olan diğer davalıların da tasfiyenin mevcut durumu ile mümkün olmadığını, şirket alacaklarının ve borçlarının bulunduğunu bilmeleri gerektiği halde tasfiyeye itiraz etmeyip tasfiye kurulu ile birlikte hareket ederek müvekkilinin zararına neden olduklarını ileri sürerek, 19.509,15 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava atmiştir.
Davalı ..., kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davalılardan ...'in tasfiye memuru olması nedeniyle diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, tasfiye memurlarına karşı açılacak davanın 2 yıl içinde açılması gerektiğini, dava zamanaşımına uğradığını, tasfiye edilen borçlu şirketin tasfiye sonucunda herhangi bir aktifinin kalmadığının tespit edildiğini, davacının öncelikle şirketin ihyasını istemeden dava açmış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasfiye memuru olan ...'in, davacının şirket aleyhine açtığı alacak davasının sonucunu bekleyip tasfiyeyi tamamlaması ve davada talep edilen alacak miktarı yönünden TTK'nun 238. maddesi uyarınca alacağı karşılayacak kadar miktarı alıkoyması gerekirken, bu yükümlülüklere uymadan şirketin tasfiyesinin tamamlanmasına sebep olduğu, TTK'nun 224. maddesi uyarınca yasa şirket ana sözleşmesi veya iş görme şartlarını tespit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek davacıyı zararlandırdığı, yasada açıkça düzenlendiği üzere kusursuz olduğunu ispat etmedikçe davacı alacağından davalı tasfiye memurunun sorumlu olacağı, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında alınan mali müşavir bilirkişinin rapor ve ek raporu ile tespit edildiği üzere tasfiye işlemlerini usulüne uygun gerçekleştirmediği, dava tarihinden sonra şirketin iflasını istemiş olmasının tasfiye memuru davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulüne , diğer davalılar yönünden ise davanın sifat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ..., ..., ...ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., ..., ...ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ..., ..., ..., ...ve ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 382,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.