MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.10.2012 tarih ve 2011/403-2012/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.01.2008 ila 30/09/2009 tarihleri arasında davalının taşıma işlerini yaptığını ancak bu taşımalara ilişkin fatura bedellerinin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, buna ilişkin yapılan takibe de davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile % 40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, somut olayda Gebze İcra Müdürlüğü ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak da takibe konu edilen fatura borçlarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip ve davaya konu faturalardan 11.09.2008 tarihinden öncesine ait olanların TTK'nın 767. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bu faturalar için açılan davanın bu nedenle reddine, 11.09.2008 - 31.12.2008 dönemine ait ve toplam tutarı 108.517 TL olan 23 fatura bedeli yönünden ise, davalı defterlerinde kayıtlı olan bu faturaların bedellerinin ödendiğinin de kayıtlı olduğu, kanuna uygun şekilde tutulan defterlerin hem aleyhe hem de lehe delil olma vasfının bulunduğu, davacı defterinin ise kanuna uygun tutulmamış olması nedeniyle delil olma vasfı taşımadığı, davalı defterinde fatura borcunun ödendiği yönündeki kayıt ile davacı defterindeki 01.01.2009 tarihi itibariyle 2008 yılından devreden alacağın gözükmemesine ilişkin kayıt dikkate alındığında davacının alacağının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy