MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2012/650-2012/767 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İzmir Bölge Müdürü olan ...'ın İsveç'te yapılan bir iş toplantısına katılmasından sonra 08/11/2007 tarihinde İstanbul'a dönüş için Arlanda Havaalanında uçağa binerken elindeki çantayı bagaja vermesinin söylendiğini, bunun üzerine içerisinde davacı şirkete ait ve bölge müdürüne tahsisli olan HP Marka Notebook Bilgisayar bulunan çantayı bagaja konulmak üzere teslim ettiğini, şirket yetkilisi ...'ın İstanbul aktarmalı olarak gittiği İzmir'de valizini aldığında çantanın açık olduğunu ve içinde laptop bilgisayarının olmadığını fark ettiğini, durumun Türk Hava Yolları yetkililerine bildirildiğini, davalının IATA Kuralları ve Varşova Konvansiyonu çerçevesinde 480,16 TL ödeme yapılacağını bildirildiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini ileri sürerek, 3.644,18 TL tutarındaki zararın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, laptopun bagajda taşınması yasak olan bir eşya olduğunu, bu nedenle davalının sorumlu tutulamayacağını, buna rağmen müşteri memnuniyeti yönünden ödenecek miktarın 255 SDR üst sınırıyla hesaplanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı şirketin bölge müdürüne tahsis ettiği 3.644,18 TL tutarındaki laptop bilgisayarın davalı tarafın taşıma güvencesi ve sorumluluğu altında bagaja verildiği, burada düzensiz ve tedbirsiz davranışları nedeni ile kaybolduğu, davacı şirketin uğramış olduğu gerçek zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.644,18 TL zararın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hava yolu taşımacılığına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu olayda dosyaya sunulan belgelere göre kaybolan diz üstü bilgisayarın davacıya ait olduğu, bu bilgisayarın zimmet formu ile dava dışı ...’a verildiği, ...’ın ise olay tarihinde davacı şirketin Ege bölge müdürü bulunduğu, yolcu biletinin birbirini takip eden her iki taşıma için de ... adına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan kayıp bagaj davalı tarafa bu kişi tarafından teslim edilmiştir. Davalı tarafça davalının ...’ı taşıdığı, taşımadan doğan hakların bu kişiye ait olduğu, dava ve rücu hakkının davacıya devredildiğine veya temlik sebebiyle hak sahibi olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığı, bu sebeple de davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı savunulmaktadır. Aktif dava ehliyeti mahkemece re’sen gözetileceğinden; davacı tarafından bu hususa ilişkin ibraz edilen belgeler de incelenmek suretiyle davada aktif husumet ehliyetinin tespiti ve aktif husumete yönelik itirazların değerlendirilmesi gerekirken bu hususa ilişkin gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy